Otomobillerde en çok karşılanan sorun “bağlantı”

Otomobil sektörüyle ilgili 2021’in ilk 8 ayını değerlendiren rapor açıklandı. Verilere göre belirtilen zaman diliminde otomobil sektör alışverişiyle ilgili karar vermek için Şikayetvar’da 6 milyon 508 bin 305 ziyaret gerçekleşti. 2020’nin …

Avrupa otomobil pazarı düşüyor – Otomobil Haberleri

AB otomobil pazarı 2021 Eylül ayında 2020 Eylül ayına göre %25,2 azaldı ve toplam 972.723 adet seviyesinde gerçekleşti. Düşüşte fabrikaların çip nedeniyle araç üretememesi etkili oldu.2020 yılı Eylül ayında ise Avrupa …

Elektrikli BMW’nin fiyatı belli oldu

Yeni BMW iX 1.6 milyon TL’den başlayan liste fiyatıyla Türkiye’de online olarak siparişe açıldı. eDrive teknolojisine sahip Yeni BMW iX xDrive40’ın ön ve arka akslarında yer alan elektrik motorları 326 beygir …


TAYSAD üyelerinin katılımıyla düzenlenen etkinlikte otomotiv sektöründe yaşanan elektrifikasyon süreciyle birlikte bu süreçte kritik bir öneme sahip olan tedarik endüstrisindeki riskler ve fırsatlar mercek altına alındı. TAYSAD Başkanı Albert Saydam, “Akıllı, Çevreci, Sürdürülebilir Çözümler” sloganıyla çalışmalarına yön verdiklerini belirterek, “Tüm çalışmalarımızda, sektördeki teknolojik dönüşümü merkeze koyuyoruz ve bunu sadece anlatmakla kalmıyor, üyelerimizin bu yeni teknolojilere dokunmalarını ve incelemelerini sağlıyoruz. Böylece tüm üyelerimizin elektrifikasyon sürecini içselleştirmelerini istiyoruz” dedi.

TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Ercan ise “Tedarik sanayi elektrifikasyon ve otonom konusunda hareketlenmez ise şu anda Türkiye’deki araç üreticilerinin ürettiği araçlardaki yaklaşık yüzde 70-80 aralığındaki yerli parça oranının yüzde 20’lere kadar düşme riski var. Bu çok ciddi bir sıkıntı” diye konuştu. Sektör yetkililerinden Yalçın Arsan ise “Artık bu süreç kalıcı global bir dönüşüm. Tedarik sanayi olarak; bu değişimi öngörüp, doğru bir şekilde hayata geçirmek için vaktimiz var. Yeter ki bu değişimi dikkate alalım” açıklamasını yaptı.

“Büyük riskler var”

TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Ercan, “Elektrifikasyon sürecinin bir tsunami dalgası gibi uzaktan üzerimize geldiğini görüyorduk ama uzaklıktan ne hızla geldiğini kestirmek çok mümkün olmuyordu. Şu an görüyoruz ki elektrifikasyonun pazara girmesi, beklenenden daha hızlı gerçekleşecek” diye konuştu. Çok sayıda ülkenin bu konuda önemli kararlar aldığını, bu bağlamda da artık içten yanmalı motorlu araçların üretilmemesi konusunun sıklıkla gündeme geldiğini anlatan Ercan, “Bu noktada 2030 yılları konuşuluyor. Yani çok yakın bir gelecek.Otonom da bunun arkasından geliyor. Bu gelişmelerin ışığında aslında Türk otomotiv tedarik sanayi olarak önümüzde fırsatlar ve riskler var. Eğer tedarik sanayi elektrifikasyon ve otonom konusunda hareketlenmez ise şu anda Türkiye’deki araç üreticilerinin ürettiği araçlardaki yaklaşık yüzde 70-80 aralığındaki yerli parça oranının yüzde 20’lere kadar düşme riski var. Hem tedarik sanayi için hem de otomotiv ana sanayi için bu çok ciddi bir sıkıntı. Çünkü yanında tedarik sanayi olmayan bir ana sanayi düşünmek çok zor. O yüzden TAYSAD ve Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) çok yakın iş birliği içerisinde” dedi.

“Ekosisteminin yeniden yapılanması lazım”

Yalçın Arsan da elektrifikasyon sürecinin dünya genelindeki gelişimi ve bu durumun tedarik sanayiine etkileri konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Arsan, “Elektrifikasyon süreci sandığımızdan daha geniş bir alanı kapsıyor. Bu konu otomotivle sınırlı olmayan global bir dinamik. Belki biz son 10 yıldır bu konuyu tartışıyoruz ama neredeyse 100 yıllık bir geçmişi olan bu süreç aslında kalıcı bir dönüşüm. Tüm otomotiv ekosisteminin elektrikli araçları üretmek, dağıtmak, satmak ve hizmet vermek amaçlı olarak yeniden yapılanması lazım. Fabrikalar revize oluyor, Ar-Ge bütçelerinin harcandığı yerler değişiyor. Öncelikler değişiyor, sektörümüzdeki marka ve şirketlerin bu alana farklı bakış açıları geliştirdiğini görüyoruz. Bu büyük dönüşümün içeriğini iyi anlayan ve hazırlık yapan ülke ve markaların yakın gelecekte farklılaşarak rakiplerinden ayrıştığını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Batarya maliyetlerindeki düşüş!

Elektrikli araç maliyetinin en önemli öğesi olan batarya fiyatlarına da değinen Arsan, “Bu konudaki gelişimi yakından izleyen uzman ve akademisyenler, batarya fiyatının kilowatt-saat başına 100 dolar altına indiği an, elektrikli oto ile içten yanmalı motora sahip araçlar arasındaki maliyet makasının tamamen kapanmış olacağını, yani üretim maliyetlerinin eşitlenmiş olacağını varsayıyor. 2017’lerde 800 küsur dolarları konuşurken, bugün bu rakam 140 dolarlarda. Dolayısıyla bu konu çok hızlı ilerliyor ve geleneksel otomotiv üreticilerinin en yakından takip etmesi gereken metirk haline geldi. Bu eşik aşıldıktan sonra elektrikli otoya dönüş dramatik olarak hızlanacak” dedi.





Source link

Author

admin@webhaber.xyz
malatya oto kiralama malatya oto kiralama sanliurfa escort diyarbakir escort manisa escort kayseri escort samsun escort balikesir escort kahramanmaras escort van escort aydin escort tekirdag escort